[color=]Âzâm Ne Demek? Küçük Bir Kelimenin Büyük Olayı[/color]
Selam forum ahalisi! Bugün biraz kelimelerin tozlu raflarına dalalım, ama bunu ciddi bir sözlük havasıyla değil; hafif gülümseten, çay eşliğinde okunacak bir muhabbet tadında yapalım istiyorum. Konumuz: âzâm. Hani bazen bir cümlede görürüz, “en âzâm seviyede” denir, bir dururuz… “Bu tam olarak neydi şimdi?” diye. İşte bugün o duraksama anını birlikte keyfe dönüştürelim.
Bu yazıyı okurken içinizden “Ben bunu yıllardır yanlış anlamışım” ya da “Bunu hep kullanıyordum ama anlamını bilmiyordum” derseniz, bilin ki yalnız değilsiniz. Forum kültürünün güzelliği de burada zaten: hepimiz biraz bildiğimizi sanıp biraz da sallıyoruz.
[color=]Âzâm’ın Resmî Kimliği: Sözlükte Ne Yazar?[/color]
Önce işin temelini atalım. Âzâm, Arapça kökenli bir kelime ve anlamı oldukça net:
En büyük, en yüksek, en ileri derece.
Yani bir şey “âzâm” ise, onun üstü yok. Zirve. Tavan. Daha ötesi “artık abartı” sınırına girer.
Mesela:
- Âzâm dikkat
- Âzâm seviye
- Âzâm gayret
Bu noktada erkeklerin çözüm odaklı zihni devreye giriyor:
“Tamam, ölçü belli. Maksimum. Daha fazlası yok. Konu kapandı.”
Ama iş orada bitmiyor tabii.
[color=]Erkek Aklı: Âzâm = Maksimum Performans[/color]
Erkeklerin dünyasında âzâm, genelde bir performans göstergesi gibidir. Bir ayar düğmesi düşünün:
Düşük – Orta – Yüksek – Âzâm
Yani:
“Bu işi normal yapma, yüksek yapma, âzâm yap.”
Bir erkek için âzâm;
- Motor gücüdür
- İnternet hızıdır
- İş bitirme kapasitesidir
“Ben bu projeye âzâm verimle yaklaştım” diyen biri aslında şunu söylüyordur:
“Uykusuz kaldım, kahveyle yaşadım, sonucu aldım.”
Burada kelime biraz askeri disiplin, biraz Excel tablosu, biraz da “hallederiz” enerjisi taşır. Net. Keskin. Tartışmasız.
[color=]Kadın Bakışı: Âzâm Sadece Seviye Değil, His Meselesi[/color]
Kadınlar için ise âzâm sadece bir “en yüksek” durumu değildir; ilişki, niyet ve duygu da içerir.
Bir kadın “âzâm sabır” dediğinde, bu sadece beklemek değildir.
İçine atmak vardır. Anlamak vardır. Karşısındakini incitmemek için susmak vardır.
“Âzâm sevgi” dediğinizde:
- Sadece çok sevmek değil
- Sahiplenmeden sevmek
- Yorulsanız da vazgeçmemek vardır
Yani kadınların dünyasında âzâm, rakamsal değil; bağlamsaldır. Bir şeyin ne kadar olduğu değil, nasıl olduğu önemlidir.
[color=]Günlük Hayatta Âzâm’ın Sessiz Komedisi[/color]
Gelelim işin eğlenceli tarafına…
Âzâm, günlük hayatta çoğu zaman farkında olmadan “havalı kelime” olarak kullanılır.
Örnekler tanıdık:
- “Bu konuda âzâm hassasiyet gösteriyoruz.”
- “Toplantıya âzâm önem veriyoruz.”
- “Müşteri memnuniyeti bizim için âzâm düzeydedir.”
Soruyorum şimdi forumdaşlara:
Gerçekten mi? Yoksa kulağa mı güzel geliyor?
Çünkü bazen âzâm o kadar sık kullanılıyor ki, etkisi azalıyor. Her şey âzâm olunca, hiçbir şey âzâm olmuyor.
Bu noktada erkek taraf “ölçüyü kaçırmayalım” derken, kadın taraf “samimi mi?” diye sorguluyor.
[color=]Âzâm ve Abartı Arasındaki İnce Çizgi[/color]
İtiraf edelim, âzâm kelimesi abartıya çok müsait.
Bir noktadan sonra şuna dönüşebiliyor:
- Âzâm mutluluk
- Âzâm stres
- Âzâm yorgunluk
E artık hangisi gerçek?
Burada mizah devreye giriyor. Çünkü “âzâm yorgunum” dediğinizde, aslında herkes şunu anlıyor:
“Beni konuşturmayın.”
Kadınlar bu noktada empatik yaklaşır:
“Tamam, anlatmak istemiyorsan sus, yanındayım.”
Erkekler ise çözüm arar:
“Uyuyalım, geçer.”
İşte âzâm kelimesi, bu iki yaklaşımı aynı cümlede buluşturabilen nadir kelimelerden biri.
[color=]Sizce Âzâm Nerede Güzel, Nerede Fazla?[/color]
Şimdi topu size atalım.
- Siz âzâm kelimesini en çok nerede kullanıyorsunuz?
- Duyduğunuzda size ciddi mi geliyor, yoksa biraz süslü mü?
- Her şey âzâm olmak zorunda mı, yoksa bazen “yeterince iyi” de yeterli mi?
Belki de asıl mesele şu:
Hayatta her şeyi âzâm yaşamak mı gerekiyor, yoksa bazı şeylerin orta hâli daha mı insani?
Forumun en güzel yanı da bu zaten. Aynı kelimeye bakıp bambaşka anlamlar çıkarabilmek. Şimdi söz sizde; âzâm yorumlarınızı bekliyorum
Selam forum ahalisi! Bugün biraz kelimelerin tozlu raflarına dalalım, ama bunu ciddi bir sözlük havasıyla değil; hafif gülümseten, çay eşliğinde okunacak bir muhabbet tadında yapalım istiyorum. Konumuz: âzâm. Hani bazen bir cümlede görürüz, “en âzâm seviyede” denir, bir dururuz… “Bu tam olarak neydi şimdi?” diye. İşte bugün o duraksama anını birlikte keyfe dönüştürelim.
Bu yazıyı okurken içinizden “Ben bunu yıllardır yanlış anlamışım” ya da “Bunu hep kullanıyordum ama anlamını bilmiyordum” derseniz, bilin ki yalnız değilsiniz. Forum kültürünün güzelliği de burada zaten: hepimiz biraz bildiğimizi sanıp biraz da sallıyoruz.
[color=]Âzâm’ın Resmî Kimliği: Sözlükte Ne Yazar?[/color]
Önce işin temelini atalım. Âzâm, Arapça kökenli bir kelime ve anlamı oldukça net:
En büyük, en yüksek, en ileri derece.Yani bir şey “âzâm” ise, onun üstü yok. Zirve. Tavan. Daha ötesi “artık abartı” sınırına girer.
Mesela:
- Âzâm dikkat
- Âzâm seviye
- Âzâm gayret
Bu noktada erkeklerin çözüm odaklı zihni devreye giriyor:
“Tamam, ölçü belli. Maksimum. Daha fazlası yok. Konu kapandı.”
Ama iş orada bitmiyor tabii.
[color=]Erkek Aklı: Âzâm = Maksimum Performans[/color]
Erkeklerin dünyasında âzâm, genelde bir performans göstergesi gibidir. Bir ayar düğmesi düşünün:
Düşük – Orta – Yüksek – Âzâm
Yani:
“Bu işi normal yapma, yüksek yapma, âzâm yap.”
Bir erkek için âzâm;
- Motor gücüdür
- İnternet hızıdır
- İş bitirme kapasitesidir
“Ben bu projeye âzâm verimle yaklaştım” diyen biri aslında şunu söylüyordur:
“Uykusuz kaldım, kahveyle yaşadım, sonucu aldım.”
Burada kelime biraz askeri disiplin, biraz Excel tablosu, biraz da “hallederiz” enerjisi taşır. Net. Keskin. Tartışmasız.
[color=]Kadın Bakışı: Âzâm Sadece Seviye Değil, His Meselesi[/color]
Kadınlar için ise âzâm sadece bir “en yüksek” durumu değildir; ilişki, niyet ve duygu da içerir.
Bir kadın “âzâm sabır” dediğinde, bu sadece beklemek değildir.
İçine atmak vardır. Anlamak vardır. Karşısındakini incitmemek için susmak vardır.
“Âzâm sevgi” dediğinizde:
- Sadece çok sevmek değil
- Sahiplenmeden sevmek
- Yorulsanız da vazgeçmemek vardır
Yani kadınların dünyasında âzâm, rakamsal değil; bağlamsaldır. Bir şeyin ne kadar olduğu değil, nasıl olduğu önemlidir.
[color=]Günlük Hayatta Âzâm’ın Sessiz Komedisi[/color]
Gelelim işin eğlenceli tarafına…
Âzâm, günlük hayatta çoğu zaman farkında olmadan “havalı kelime” olarak kullanılır.
Örnekler tanıdık:
- “Bu konuda âzâm hassasiyet gösteriyoruz.”
- “Toplantıya âzâm önem veriyoruz.”
- “Müşteri memnuniyeti bizim için âzâm düzeydedir.”
Soruyorum şimdi forumdaşlara:
Gerçekten mi? Yoksa kulağa mı güzel geliyor?
Çünkü bazen âzâm o kadar sık kullanılıyor ki, etkisi azalıyor. Her şey âzâm olunca, hiçbir şey âzâm olmuyor.
Bu noktada erkek taraf “ölçüyü kaçırmayalım” derken, kadın taraf “samimi mi?” diye sorguluyor.
[color=]Âzâm ve Abartı Arasındaki İnce Çizgi[/color]
İtiraf edelim, âzâm kelimesi abartıya çok müsait.
Bir noktadan sonra şuna dönüşebiliyor:
- Âzâm mutluluk
- Âzâm stres
- Âzâm yorgunluk
E artık hangisi gerçek?
Burada mizah devreye giriyor. Çünkü “âzâm yorgunum” dediğinizde, aslında herkes şunu anlıyor:
“Beni konuşturmayın.”
Kadınlar bu noktada empatik yaklaşır:
“Tamam, anlatmak istemiyorsan sus, yanındayım.”
Erkekler ise çözüm arar:
“Uyuyalım, geçer.”
İşte âzâm kelimesi, bu iki yaklaşımı aynı cümlede buluşturabilen nadir kelimelerden biri.
[color=]Sizce Âzâm Nerede Güzel, Nerede Fazla?[/color]
Şimdi topu size atalım.
- Siz âzâm kelimesini en çok nerede kullanıyorsunuz?
- Duyduğunuzda size ciddi mi geliyor, yoksa biraz süslü mü?
- Her şey âzâm olmak zorunda mı, yoksa bazen “yeterince iyi” de yeterli mi?
Belki de asıl mesele şu:
Hayatta her şeyi âzâm yaşamak mı gerekiyor, yoksa bazı şeylerin orta hâli daha mı insani?
Forumun en güzel yanı da bu zaten. Aynı kelimeye bakıp bambaşka anlamlar çıkarabilmek. Şimdi söz sizde; âzâm yorumlarınızı bekliyorum
