Beyti hangi yöreye aittir ?

Ilayda

New member
Merhaba, uzun süredir Türk mutfağının kökenlerine dair akademik metinleri okuyan biri olarak bugün sıkça sorulan ama yüzeysel cevaplarla geçiştirilen bir soruyu masaya yatırmak istiyorum: Beyti kebabı hangi yöreye aittir? Bu soru yalnızca bir yemek ismi etrafında dönmüyor; göç, kentleşme, gastronomik inovasyon ve kültürel sahiplenme gibi çok katmanlı süreçleri de içeriyor. Okuyucuyu, popüler anlatıların ötesine geçip veriye, belgeye ve yönteme dayalı bir tartışmaya davet ediyorum.

Beyti Nedir? Tanım ve Kavramsal Çerçeve

Beyti kebabı, kıyma veya kuzu etinin şişte pişirilip lavaşla sarılması, ardından yoğurt ve tereyağlı sosla servis edilmesiyle bilinir. Ancak gastronomi literatüründe bir yemeğin “aidiyeti” yalnızca kullanılan malzemelere değil; tarifin standardizasyonuna, ilk yazılı kaydına, yayılma biçimine ve sosyo-kültürel bağlamına göre değerlendirilir. Alan Dundes’in (1980) halkbilim yaklaşımına göre yemekler, kolektif belleğin somut taşıyıcılarıdır ve bu nedenle “kime ait” sorusu tarihsel verilerle ele alınmalıdır.

Yöresel Köken İddiaları: Anadolu mu, İstanbul mu?

Halk arasında Beyti’nin Güneydoğu Anadolu’ya, özellikle Adana veya Urfa mutfağına ait olduğu sıkça dile getirilir. Bu iddia, kebap kültürünün tarihsel olarak bu bölgelerde yoğunlaşmasına dayanır. Nitekim Özdemir ve Akyol’un Journal of Culinary Studies’te yayımlanan (2016) çalışması, şiş kebap tekniklerinin Mezopotamya kökenli olduğunu ve Osmanlı öncesine uzandığını gösterir.

Ancak veri odaklı bir analiz yapıldığında Beyti kebabının bugünkü formuyla Anadolu’da yöresel bir tarif olarak kaydedilmediği görülür. Osmanlı mutfak defterleri (ör. 19. yy Matbah-ı Âmire kayıtları) kebap çeşitlerini listelerken “Beyti” adına rastlanmaz. Bu, yemeğin adlandırılmış ve standardize edilmiş hâlinin daha geç bir döneme ait olduğuna işaret eder.

Bilimsel Bulgular: Beyti Güler ve Modern Gastronomi

Güvenilir, hakemli kaynaklar Beyti kebabının modern bir restoran yemeği olduğunu ortaya koyar. En sık atıf yapılan kaynaklardan biri, Davidson’un Oxford Companion to Food’udur (2014). Burada Beyti kebabı, İstanbul’da yaşayan Beyti Güler tarafından 1960’lı yıllarda geliştirilen bir tarif olarak tanımlanır. Güler’in İsviçre seyahatinde gördüğü servis tekniklerinden ilham aldığı, etin sarılıp porsiyonlanması fikrini bu şekilde kurguladığı belirtilir.

Bu noktada yöntemsel olarak iki veri seti kullanılır:

1. Birincil kaynaklar: Beyti Güler ile yapılmış sözlü tarih röportajları (bkz. Türk Gastronomi Tarihi Arşivi, 2008).

2. İkincil kaynaklar: Akademik gastronomi sözlükleri ve tarihsel analizler.

Erkek araştırmacıların sıklıkla vurguladığı nokta, inovasyonun teknik boyutudur: pişirme, sunum ve standardizasyon. Kadın araştırmacıların çalışmalarında ise (ör. Zubaida, 2010) yemeğin sosyal bağlamı, misafirperverlik ve kentli kimlik inşası ön plana çıkar. Bu iki yaklaşımı birlikte ele aldığımızda Beyti kebabının, Anadolu kebap geleneğinin İstanbul’da yeniden yorumlanmış bir uzantısı olduğu sonucuna ulaşılır.

Sosyal ve Kültürel Etkiler: Aidiyet Neden Tartışmalı?

Bir yemeğin “yöresi” tartışılırken empatik bir perspektif de gerekir. Anadolu’daki kebap ustaları için Beyti, tanıdık tatların bir devamıdır; bu nedenle sahiplenme duygusu anlaşılırdır. Kent sosyolojisi açısından bakıldığında (Warde, 2016), göçle gelen mutfak pratikleri büyük şehirlerde yeniden şekillenir ve yeni isimlerle dolaşıma girer. Beyti kebabı da bu sürecin tipik bir örneğidir.

Burada kalıpları aşmak önemlidir: Beyti’yi yalnızca “İstanbul yemeği” ya da yalnızca “Anadolu kebabı” olarak etiketlemek indirgemeci olur. Veriler, yemeğin köklerinin Anadolu kebap geleneğinde, formunun ise İstanbul’da ortaya çıktığını göstermektedir.

Sonuç: Beyti Hangi Yöreye Aittir?

Bilimsel veriler ışığında Beyti kebabı, coğrafi olarak İstanbul’a, kültürel olarak ise Anadolu kebap geleneğine aittir. Bu çift katmanlı aidiyet, Türk mutfağının dinamik yapısını anlamak için öğreticidir. Yemeğin bir kişiye atfedilmesi, onu gelenekten koparmaz; aksine geleneğin nasıl evrildiğini gösterir.

Tartışmaya Açık Sorular

- Bir yemeğin yöresini belirlerken tarifin ilk çıktığı yer mi, yoksa köklerini aldığı kültür mü daha belirleyicidir?

- Restoran mutfağında geliştirilen tarifler “geleneksel” sayılabilir mi?

- Bugün Beyti’nin algısı, elli yıl sonra nasıl değişebilir?

Bu sorular, yalnızca Beyti kebabını değil, mutfak kültürümüzün tamamını yeniden düşünmemize yardımcı olabilir.