Kızıl Padişah Kimdir ?

Kaan

New member
Kızıl Padişah Kimdir?

Kızıl Padişah, Osmanlı İmparatorluğu'nun 16. yüzyılda hüküm süren ünlü hükümdarı Sultan II. Selim'in halk arasında kazandığı bir unvandır. Sultan II. Selim, Osmanlı tahtında 1566-1574 yılları arasında bulunmuş ve genellikle sarhoşluğu, şehveti ve keyfi hayatıyla tanınan bir padişah olarak tarih kitaplarına geçmiştir. Ancak Kızıl Padişah ifadesi, onun hükümet anlayışı ve yönetim tarzını, aynı zamanda kişisel özelliklerini de yansıtan bir sıfattır.

Sultan II. Selim'in Yükselişi ve Saltanatı

Sultan II. Selim, 28 Mayıs 1524 tarihinde Manisa'da doğdu. Babası, Osmanlı tahtının güçlü hükümdarlarından olan Sultan Süleyman’dı. Annesi ise Hürrem Sultan’dır. II. Selim, 1566’da babasının ölümünün ardından tahta çıkmıştır. Ancak II. Selim’in hükümet anlayışı, önceki padişahlarından farklıydı. Sultan Süleyman’ın savaşçı ve hükümetteki etkili yönetim anlayışının aksine, II. Selim hükümetin idaresinde daha pasif bir yaklaşım sergilemiştir.

Kızıl Padişah Unvanı ve Sebepleri

II. Selim’in "Kızıl Padişah" olarak anılmasının arkasında birkaç önemli etken bulunmaktadır. Birincisi, padişahın sarhoşluk ve aşırı zevk düşkünlüğüdür. II. Selim, sarayda içki ve eğlence ile vakit geçirir, yönetim işlerinden çoğunlukla uzak dururdu. Bu da onun yönetici olarak halk arasında olumsuz bir imaj edinmesine neden olmuştur. Bu eğilimleri ve sarhoşluk hali, onu "Kızıl Padişah" olarak adlandıran halk arasında, padişahın sağlıklı düşünemediği ve yönetim işlerine yeterince vakit ayıramadığı şeklinde bir algıya yol açmıştır.

İkinci olarak, Kızıl Padişah sıfatı, II. Selim’in sarayda yaşayan diğer hükümdarlara kıyasla fiziki özelliklerinden dolayı verilmiştir. II. Selim’in yüzü, zaman içinde sarhoşluk nedeniyle kırmızımsı bir ton almıştı. Sarayda sıkça içki içmesi, onun cildinin sağlığını olumsuz yönde etkilemiş ve yüzündeki kırmızılaşma da halk arasında "Kızıl" ifadesiyle özdeşleşmiştir.

Sultan II. Selim'in Yönetim Anlayışı

II. Selim'in yönetim anlayışı, genellikle hayal kırıklığına yol açmış bir yönetim biçimi olarak değerlendirilir. Özellikle askeri ve yönetimsel açıdan pasif bir tutum sergileyen Sultan II. Selim, yerini daha çok vezirlerine bırakmıştır. Tahtın başında bulunmasına rağmen padişah olarak etkin bir liderlik sergileyememiş, pek çok konuda kendi yerine danışmanlarına yönelmiştir.

Sultan II. Selim'in Savaş Politikaları ve Dış İlişkiler

II. Selim’in tahta çıkışı sırasında Osmanlı İmparatorluğu, büyük bir askeri güçtü ve Avrupa ile Orta Doğu’daki hâkimiyetini sürdürüyor, Kuzey Afrika ve İslam dünyasında etkisini koruyordu. Ancak II. Selim döneminde bu genişlemeler yavaşlamış, imparatorluğun askeri gücü daha çok savunmaya yönelik bir politikaya kaymıştır. Sultan II. Selim, genellikle barışçı bir dış politika izlemeyi tercih etmiş, özellikle İran ve Avusturya gibi devletlerle diplomatik ilişkiler kurmayı hedeflemiştir.

II. Selim, askeri alanla ilgilenmediği için, fetihler konusunda büyük bir başarıya ulaşamamıştır. Bu da onun imparatorluğun genişlemesini sağlayan babası Sultan Süleyman ile kıyaslandığında daha az etkili bir hükümdar olarak anılmasına yol açmıştır.

Sultan II. Selim’in Sosyal Yaşamı ve Eğlence Düşkünlüğü

II. Selim, sarhoşluk, kadınlar ve eğlenceye düşkün bir padişahtı. En bilinen alışkanlıkları, sarhoşken sarayda uzun süre vakit geçirmesi ve içkiyi aşırı şekilde tüketmesiydi. Ayrıca, bu dönemde sarayın en dikkat çeken figürlerinden biri de II. Selim’in eğlence anlayışına düşkün olmasıydı. Sarayda düzenlenen büyük eğlenceler ve şarap içki sofraları onun dönemiyle özdeşleşmişti.

Bunun yanı sıra, II. Selim’in hükümetin idaresi ile daha az ilgilenmesi, sarayda ve çevresinde kendisine danışmanlık yapan vezirlerin sayısının artmasına yol açmıştır. Bu durum, halk arasında padişahın etkisiz olduğu izlenimini pekiştirmiştir.

Kızıl Padişah’ın Ölümü ve Ardılları

Sultan II. Selim, 13 Aralık 1574 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetmiştir. Ölümünden sonra yerine oğlu III. Murad tahta çıkmıştır. Sultan II. Selim’in vefatının ardından geriye bıraktığı miras, onun pek çok alanda başarı elde edememiş bir padişah olduğuna dair halk arasında yerleşmiş bir izlenimdir. Ayrıca, Sultan II. Selim'in saltanatı, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilerleyen yıllarda yaşadığı bazı askeri ve idari sorunlarla birlikte anılmaktadır.

Sonuç: Kızıl Padişah'ın Mirası ve Unvanı

II. Selim’in Kızıl Padişah olarak anılması, dönemin halkı tarafından onun fiziksel ve yönetimsel özelliklerine verilen bir unvandır. Zamanla bu unvan, padişahın içki ve eğlenceye olan düşkünlüğüyle özdeşleşmiştir. Ancak, onun saltanatı sadece kişisel yaşam tarzıyla değil, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun 16. yüzyıldaki yönetimsel zorluklarıyla da şekillenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki içki ve eğlence anlayışına dayalı bu imaj, onun tarihsel kayıtlarda daha çok olumsuz bir figür olarak anılmasına yol açmıştır.

Sultan II. Selim, yönetiminde pek çok farklı eleştiriyi beraberinde getirmiş olsa da, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun iç ve dış ilişkilerindeki dengeyi sağlayabilmiş bir hükümdar olarak da tarihteki yerini almıştır. Ancak, kişisel zaafları ve içkiye olan düşkünlüğü, Kızıl Padişah’ın mirasını biraz daha karanlık hale getirmiştir.